CAN YÜCEL’İN ÖLMEDEN ÖNCEKİ SON RÖPORTAJI

Türk şiirinin önemli isimlerinden Can Yücel, 1999 yılının pek sıcak 12 Ağustos günü hayatını kaybetti. Odatv usta şairi 12. ölüm yıl dömünde saygıyla anıyor. Usta, ölmeden önce yaptığı son röportajını Datça’da eşiyle yaşadığı köy evinde vermişti.

İşte en önemli satır başları:

Can Yücel bir şiir insanı. Hatta bir “şiir insan.” Yaşanan her gün için hapishane duvarına atılan çentikler misali yüzündeki yüzlerce kırışıklığı, yakalandığı Allahın belası kanser hastalığı yüzünden iyice boğuklaşmış sesi ve hepsinden intikam alır, hepsini sarhoş edercesine ayakta duran beyniyle, kalemiyle, diliyle, “dilindeki küfürüyle” lâfını esirgemeyen bir Can Yücel’le beraberdik.

Can Yücel’in Deniz Gezmiş için yazdığı şiiri:

Datça’da, gerçek Türk insanının içinde, ışığını beğendiği, havasından üşümediği tek katlı köy evinde sohbetleştik. Rahatsızlığı yüzünden (daha&helliip;)

Yaşayınca anladım

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, (daha&helliip;)

Sakız Ağacı

O bir sakız ağacıydı, alelade;
Bir gün o yeşil sahile çıktı geldi,
O zaman bu zamandır memnun yerinden;
Seyreder bulutları, göğü, denizi.

Titreşirdi rüzgarla güneşli yaprakları;
Ömür sürdü öyle hoşnut dünyasından,
Aydınlıktan uyku tutmazdı bazı gece,
Motor sesleri duyulurdu uzaklardan. (daha&helliip;)