Can Yücel – İğneli Şiir

anam babama aşik olmuş,
babam da anama.
Gezelim bu çarşamba demiş babam.
Sur-dişli anam, öyle şik bir fistani yok,
ablasinin nişanliğini istemiş ödünç,
teyzem daha toplu, oturmamiş üstüne entari,
teyelle, iğneyle ayarlamişlar üstüne
anamin.
Babam, kavilleri üzre, gelip topkapi dişindaki evlerine, (daha&helliip;)

Başkalaşma

Oyunbozan bir akşamın altında,
Elinde bir yoyo gibi benliğin,
Senden damlara, damlardan geriye
– Tavuklar yem der, kediler ciğer –
Sana benzer bir şey dolaşır havada.

Bir kadeh tutuştururlar eline derken,
Allı dallı bir laf atılır ortaya:
Bir zilzurna sabahlığın içinden
Yeşil şanosunu sular bir kadın,
Sana benzer bir kanto söylenir karşıda.

Kurtulur dudaklarından düşersin ergeç
Çamurlu pabuçları dibine.
Turplar kızarır, kıvırcık salatalardan,
Sana benzer bir şey sulanır bostanda.

Ağaçları Kesmeyin

Düş bir yaş dalından düşerse
Nereye düşer hiç düşündünüz mü?
Yerde bir iz kalmayacak mı izdüşüm?
Düşen yaş dalından düşünce
Gözlerinizdedir pınarı
Bir yaş bir daldan düşünce
Kökündedir yaşı
Bir yaş düşer bir daldan
Hepimizin ölen arkadaşı
Ve çok eskilere dair bir düşünce