Neşe Ye Sone
Yakın gözlüğümü yitirdim Yitirince seni kadın- Doğumun ardından Çatladı kapı sanki Öyle uzak bir doğu ki her şey Görünmüyor burnumun ucundan Çiğnenecekmiş gibi geliyor hep
Yakın gözlüğümü yitirdim Yitirince seni kadın- Doğumun ardından Çatladı kapı sanki Öyle uzak bir doğu ki her şey Görünmüyor burnumun ucundan Çiğnenecekmiş gibi geliyor hep
Bütün istediğim o yirmi beşlik Fransız Hastanesinin orda yitirdiğim Duvarlara karıştıydı ya parıltısı Bütün istediğim o yirmi beşlik Işıl ışıl denizin dibinde Sade ot yiyen
Yaşamak ne güç şeymiş Kadınlar öğrettiler bana Başta anam Hamamda kaynar sular dökerek başımdan Onlar uyandırdılar beni çocukluktan Erkek olup üstlerine çıkayım diye Bu öyle
Günlerdir körköstebek nefsimle öyle hırlı Ve öylesine harlı ki esrik nefesim Bir kibrit tutsam parlayacak. Bir sarnıç gemisi diyecekler alev almış Boğazın iki yakasından Oysa

Kuşlar vardır, cana benzer havalarda; Soğuksa kar, baharsa yaprak; Bir başına büyür toprakta ömrümüz, Güneşle yeşil elleriyle çıplak; – Uslu ayaklarla başlamış yolculuk – Yürünmez
Kibrit çakıyorsun karanlıkta badem çiçeklerini görmek için Ve mart denizlerinde tedirgin bir çift sarnıç gemisi gözlerin Bir iş açacaksın sen başımıza yangın mı olur artık,
Ne karanlık kar bu ! Ne biçim pirinç bu siyah ! Ayaklarım donuyor İçim öyle eziliyor ki Bir tabak lâpa olsa şimdi Anamın hanımelleriyle pişirdiği
Birden işitilmez olsun ayak seslerim; Gölgem bir başka sokağa sapıversin; Unutayım bir anda her şeyi, Nerde oturduğumu, Bir tuhaf adem olduğumu Can adında. Aklım arayadursun